Sex and the City Quotes: Charlotte York
(fuckyeahsatc gönderdi)
Sex and the City Quotes: Charlotte York
(fuckyeahsatc gönderdi)
O arabadan inince arabaya bakıp iç geçirip gülümsemek..
Mutlu olmak..
Aşık olmak..
Nasıl güzel yazmış belli değil.
Olmaz ya, oldu*
Oldu da çirkin uyandın bir sabah.Avuçlarının içinde bir uğultu.Bedeninde bir elveda ve beden dilinde avuntu.Ruhunda kara kalem bir desen.Savaş yerinde ortancalar ve ortasında bir de sen.Oldu da çirkin uyandın bir sabah.Pencerenin pervazında edepsiz aylak martılar.Gökyüzünde şiir olur yerine yalnız gezen şarkılar.Oldu da çirkin uyandınOlmaz ya, oldu.Ateş böcekleri umarsızca gönül koyar gündüze.Hele gürültülerin de varsa özlem duyan sessize.Dile gelmiş naftalin ve yaramaz tebeşirler şehrinde.Oldu da çirkin uyandın bir sabah.Yanlış bir şey düşünme.Yanında ben varsam ve şiirim varsa düşünde,Olmaz ya, olduSen ılık ol üşünme!Sen çirkin uyandıysan,Dünya başka biçimdedir.Güneştedir, dündedir varsa hata bugündedir.Oldu da çirkin uyandın bir sabah.Yanında ellerim ve dost arayan bir çift göz.Sarhoşsam da söylerim;Ne olursa sözüm söz!Oldu da çirkin uyandın bir sabah;Bilirim o sabah ellerin tutmayacak.Sen düzelene kadar o yataktaYanında kimse yatmayacak.Oldu da çirkin uyandın bir sabah;Ne olursa sözüm söz!Sen güzelene kadar o güneş,O batıdan batmayacak…
Gonna take her for a ride on a big jet plane
Bir zamanlar dövmesi kendisine çok yakışan bir adamı sevmişti.
Belki de o dövmeyi yaptırabilecek kadar kendisini tanımasını sevmişti.
Sonra sevmek falan kalmadı tabi.
Nefret etti.
Önde kendinden, sonra o’ndan, sonra da dövmesinden.
Sonra nefret falan da kalmadı tabi.
Hissizleşiyor zamanla insan.
Öyle alık alık bakakalıyor, akıp giden zamanın yakalayamadığı bir ucuna..
Bir başkasını seviyor başka bir zamanda.
Aslında başka bir hayatta.
Başka bir bedene karışıyor, başka bir kalpte büyüyor.
Belki daha çok seviyor.
Ama bir his var ki, yalnızlık.
Kız işte bu hissin dövmesini arıyor.
Çünkü kıza en çok yalnızlık yakışıyor.
Hüzünlü ela gözlerinde, akmaya hazır yaşlar hep yalnız akıyor.
Teker teker..
Bu sabah uyandığımda sen hâlâ uykudaydın. Uyandığımda, usul usul nefes alışına kulak verdim.Dağınık saçlarının arasından gözlerini gördüğümde içimi derin bir hüzün kapladı. Seni uyandırmak için haykırmak istedim, ne var ki, çok derin uykulardaydın. Loş ışıkta canlılıkla parıldayan tenin öylesine sıcak, öylesine güzeldi ki, onu öpmek istedim ama seni uyandırmaktan korkuyordum. Seni, kollarımda yeniden uyanık olarak görmekten korkuyordum. Onun yerine, kimsenin benden alamayacağı, sadece bana ait olacak bir şeyi istiyordum: Sonsuza dek bende kalacak imajını yüzünde çok daha güzel ve etkileyici şeylerin yansımalarını gördüm. Başka bir boyutta seni ve tüm yaşantımı gördüm. Seninle geçireceğim tüm yıllarımı ve hatta sensiz geçen geçmişimi bile bundan daha mucizevî bir şey olamazdı: Bir ömür boyu benim olduğunu ilk kez olarak hissedebilmiştim. Bu gece sonsuza dek sürüp gidecekti. Seni düşünerek, seni arzulayarak, sıcaklığını hissederek o an seni ne çok sevdiğimin farkına vardım, Lidia. İçimde kabaran duygularla gözlerim doldu. Bunun hiç bitmemesini bir ömür böyle sürmesini arzuladım. Sadece yakın olmayacak, ayrıca birbirimize ait olacaktık. Bu şekilde olursak bizi hiçbir şey ayıramazdı. Tek korkulacak şey, ilgisizliğin alışkanlık haline gelmesiydi. Sonra yüzünde bir gülümsemeyle uyandın, bana sarıldın, beni öptün ve o an korkumun yersiz olduğunu anladım. Zamanın ve alışkanlıkların etkilerinden sakınıp sonsuza dek hep böyle kalacaktık.
- Bunu kim yazdı?
- Sen.
Kıymetini bilemediğimiz çocukluk..
(bloomsbury gönderdi)
Breakin’ clouds don’t make a sound?
Sanki “Ağla, daha çok ağlayacaksın.” diyor.
Carrie: You do this every time! *Every* time! What? Do you have some sort of radar? Carrie might be happy - it’s time to sweep in and shit all over it?
Big: What? No, no, I came here to tell you something. I made a mistake. You and I…
Carrie: You and I - *nothing*! You can not do this to me again! You can not jerk me around!
Big: Carrie, listen to me. It is different this time…
Carrie: Oh, it’s never different! It’s six years of *never* being different! This is it! I am done! Don’t call me ever again! Forget you know my number! In fact, forget you know my name! And you can drive up this street all you want - because I don’t live here any more!