03 1 / 2013
Kuşlar
Bir kuş
Bugünler düşüyor kanatlarından
Dönüp gelen bir vapur
Bir vapur ki sevmek
Bir vapur ki sevmeye
Deniz misin be adam!
Özlem vuruyor yüreğe
Kimse bilmiyor
Kimsesiz ismi
Sessiz..
Şimdi bir şarkı çalacak
Eski bir radyodan dinle muhakkak
Yüzün gülsün
Belki tekrar uçar kuşlar
Belki yine senin olurum
Bir gece yarısı
/Sıla, 3 Ocak
30 12 / 2012
20 12 / 2012
Nate o son sahnede yaşadıklarını hatırlıyor bence. Dan’in yerinde ben olabilirdim diyor.
(sofuckingobsessed gönderdi)
20 12 / 2012
Nil Karaibrahimgil- He Man
Böyledir kızlar. Hayatları boyunca bi He-man’leri olmuştur, olacaktır. Nil Karaibrahimgil’i çocukça şarkılar yapmakla eleştirenler var ama aslında o hepimizin içindeki çocuğun şarkılarını yapıyor.
Sevdiği adama kek yapıp götüren kadın da, umutsuzca onun temposuna ayak uydurup onun bizi sıkıntılarımızdan koparıp, uçarak kurtarmasını bekleyen kadın da biziz.
16 12 / 2012
Hayat
Gökyüzü uzağımızdaydı. Binlerce hayalse peşimizde. Hayalleri gerçekleştiremedikçe, biniyordu üzerimize. Kovalıyordu, yakalıyordu. Sıkıyordu canımızı.
Biz seninle bu yola, dönmemek için çıktık. Dönemeyelim diye çıktık. Şimdi birimizin vazgeçme vaktiyse, tez olsun. Öbürü dönemez. Bu yoldan birlikte dönülmez.
Biz seninle kapıları kapattık, kapıları çarptık. Kalpleri kırdık. Biz seninle yok ettik sırf ikimiz var olabilelim diye.
Şimdi sanıyorsan eğer; sensiz bir hayat var.
Yanılıyorsun genç adam. Hayat var, hayat var.
Sensiz olan şeyin adı hayat, seninle olan şeyinse tadı hayat.
10 12 / 2012
yapayalnız ben bana oturuyordum,
ta ki o gelene kadar
ne oluyorsa işte o zaman oluyor
gözlerin sabahın sekizince bana açık,
ne günah işlediysek yarı yarıya
sayın tanrıya kalırsa seninle yatmak günah,
daha neler.
(kuyruklueyeliner-deactivated201 gönderdi)
10 12 / 2012
"
Ayışığında oturduk
Bileğinden öptüm seniSonra ayakta öptüm
Dudağından öptüm seniKapı aralığında öptüm
Soluğundan öptüm seniBahçede çocuklar vardı
Çocuğundan öptüm seniEvime götürdüm yatağımda
Kasığından öptüm seniBaşka evlerde karşılaştık
İliğinden öptüm seniEn sonunda caddelere çıkardım
"
Kaynağından öptüm seni
25 11 / 2012
Sonra
Uçan atlar vardı, akan sular, gökten inen şelaleler, bir fırında açan papatyalar. -ama yenmiyorlar-
Sonra o vardı. Uçan atlardan da imkansız. Kırmızı, kıpkırmızı. Ateşten kırmızı, kandan kırmızı dudakları vardı. Yakıyordu, acıtıyordu ama çağırıyordu. Öyle bir kırmızıydı işte, el değmemiş ama günahkar bir kırmızı.
